Sağlık Bakanlığı, gelişmiş ülkelerde uygulanan "Sağlık Kentleri" projesini hayata geçirmeye hazırlanıyor. Dünyaca tanınmış hekimlerin yer aldığı, tüm dünyadan sağlık hizmeti almak için insanların geldiği, geniş bir kitleye hizmet veren önemli merkezler olarak tanımlanan sağlık kentleri için düğmeye basıldı. Sağlık kentleri tıpkı diğer basamak sağlık tesislerinde olduğu gibi yatırım planlanan bölgelerde, mevcut yatak sayıları, kapasiteleri, yeni yatırım ihtiyaçları, uzman hekim ve yardımcı personeller ile birlikte ele alınan bir sistematik çalışma neticesinde ülke sathında tasarlanıyor. Bu çerçevede Sağlık Bakanlığı, Ankara, İstanbul, İzmir, Adana, Erzurum, Kayseri, Samsun, Van, Urfa, Diyarbakır, Elazığ, Trabzon, Konya, Antalya, Kocaeli, Bursa gibi bölge merkezlerinde sağlık kentleri veya sağlık kampusları çalışmalarını başlattı.
MÜLKİYET SORUNLARI
Sağlık kentlerinin belirli bir büyüklükte, erişilebilir noktalarda tasarlanması ve mülkiyet sorunları gibi bazı konuların belirtilen bölgelerin tümünde bu çalışmaların aynı anda başlamasına engel teşkil ediyor. Sağlık Bakanlığı'nın bu bölge merkezlerinden Ankara, İstanbul, Kayseri, Adana ve Erzurum'da tespit edilmiş alanlar üzerinde sağlık kentleri için yaptığı çalışmalarda ise sona gelindi. Bu yıl içerisinde 3 sağlık kenti ihalesinin yapılması öngörülüyor.
SAĞLIK KENTLERİ NEDİR, NASIL HAYATA GEÇECEK?
Uzmanlar, sağlık kentlerini 'içerisinde farklı alanlarda uzmanlaşmış ihtisas hastanelerinin, yüksek teknolojiye sahip laboratuvarlar, araştırma merkezleri ve sağlık teknoparklarının, sosyal tesislerin, otel ve medikal otellerin, alışveriş merkezi, idari merkezler, merkezi acil ve yoğun bakım ünitelerinin, merkezi eczane ve depo yapılarının, konaklama imkanları, atık yönetimi, yeterli büyüklükte otopark peyzaj alanları ve üstün nitelikteki teknolojik, fiziksel altyapı koşulları ile bir bütün olaraktasarlanan sağlık kompleksleri' olarak ifade ediyor.
Sağlık kentleri, sağlık hizmetlerinin son basamağı ve sağlık ocaklarından dal merkezlerine doğru giden sağlık tesislerinin en uzmanlaşmış hali olarak tanımlanıyor. Sağlık kentleri, kamunun ihtiyacı olan hizmeti tüm kullanıcılara daha konforlu, daha kaliteli ve daha yeteri düzeyde sunarak, Ar-Ge çalışmalarının yürütüleceği modern sağlık kampusları olarak hizmet verecek. Bu arada, sağlık kentlerinin hayata geçeceği şehirlerin önemli kentsel gelişmelere de sahne olacağı düşünülüyor. Yapıldığı yer ve konum itibariyle il bütününden başlamak üzere çevresinde önemli yatırım ve cazibe alanı oluşturacak olan bu yatırımların, şehirlerin belirli merkezlere sıkışmış hallerinden kurtulmaları, yeni merkezler oluşturmaları ve kentlerin geleceğine yönelik önemli katkılar sağlayacağı belirtiliyor.
İngiltere, İspanya, İtalya, Avusturya, Kanada gibi ülkelerde kamunun yatırım ihtiyacının karşılanması amacıyla bir finansman modeli olarak uygulanan kamu özel ortaklıkları veya işbirlikleri, Türkiye'de de sağlık alanında kamunun ihtiyacı olan yatırımların hayata geçirilmesi için uygulanabilecek. Sağlık Bakanlığı, kamunun nitelikli ve yüksek düzeyde konfor koşulları bulunan sağlık yatırımlarını gerçekleştirebilme ve bu yatırımlar için ihtiyacı duyulan finansmanı sağlayabilme amacıyla Kamu Özel Ortaklığı (Public Private Partnership-PPP) modelinin mevzuat altyapısını hayata geçirdi. Hazırlanan mevzuat altyapısıyla birlikte bakanlığın sağlık kentleri yatırımlarını hayata geçirmesi bekleniyor. Sağlık kentleri, büyüklüğü, içeriği, teknik altyapısı ile önemli bir büyüklükte başlangıç maliyeti
gerektiriyor. Bu nedenle sağlık kentlerinin büyük ölçüde kamu özel ortaklığı modeliyle hayata geçirilmesi planlanıyor.
Sağlık Bakanlığı, 'yap-kirala-devret' şeklinde özetlenebilecek bu finansman modeli ile sadece sağlık kentleri değil, sağlık ocağından hastanelere kadar pek çok sağlık yatırımlarını bu çerçevede gerçekleştirebilecek.