BAŞHEKİM YİĞİT KKA'YI ANLATTI
Erzurum Nihat Kitapçı Göğüs Hastanesi Başhekimi Uzman Dr. Ayhan Yiğit, hastane personeline yönelik olarak KKKA bilgilendirme semineri düzenledi. Yiğit, son yıllarda daha sıkça duyulmaya başlayan, bahar-yaz dönemlerinde artış gösteren ve ağırlıklı olarak keneler aracılığıyla bulaşan virütik bir hastalık olan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi hastalığının, ilk olarak 1944 yılında Kırım'da, sonra 1956 yılında Kongo'da tanımlandığını ve sonra aynı hastalık olduğunun anlaşıldığını söyledi.
Hastane yemekhanesinde gerçekleştirilen seminerde konuşan Başhekim Ayhan Yiğit, kenelerin, kan emerek beslendikleri için hemen tüm yabani ve evcil hayvanların üzerinde bulunabileceklerini belirterek, hastalığın, hayvanlardan insanlara da geçebileceğini belirtti.
UYARILAR
Ayhan Yiğit, "Ayrıca, çalılık ve yeşil, yüksek otlu alanlarda bulunan keneler, beslenmek için doğrudan insanlara da geçip ısırabilirler. Bu nedenle daha çok kırsal bölgelerde ve hayvancılıkla uğraşan kişilerde görülmekle birlikte kentsel alanlardaki uygun ortamlarda da bulunabilirler. Virüs ile bulaşmış keneler, kan emişini tamamladıktan sonra ayrılırken bir sıvı salgılarlar. Virüs genellikle bu sıvı ile bulaşır. Kan emdikleri ve virüsü bulaştırdıkları tüm canlılar hasta olabilir fakat hastalık genellikle hayvanlarda hafif ve bulgusuz seyreder. Bu nedenle daha az görülmekle birlikte hasta hayvanların salgıları ve kanları aracılığıyla da hastalık bulaşabilir" dedi.
KENEYİ UZMANLAR ÇIKARMALI
Kenelerin kan emişinin genellikle uzun bir süreç olduğunu dile getiren Başhekim Ayhan Yiğit, "Keneler, sinekler gibi hemen sokup kısa sürede kan emişini bırakmazlar. Kan emmeye başlayan kene, ağız kısmındaki hortumunu cilt içine sokar ve doyuncaya kadar çıkartmaz. Bu hortum, geri çıkışı engellemek için çıkıntılar içerdiğinden kolay çıkmaz. Bu nedenle keneyi çıkartmak için zorlamamak gerekir. Çok zorlandığında sıvıyı erken salgılayıp virüsü bulaştırabilir veya boru kısmı koparak cilt içinde kalabilir. Ayrıca, zorlama kenenin patlayarak enfekte sıvı ve kanının cildimizdeki çiziklerden ya da gözümüze sıçrayarak bulaşmasına yol açabilir. Bu nedenle vücuda yapışık kene görüldüğünde bir cımbızla ağız kısmından tutularak yavaşça sağa-sola oynatılıp bir vida gibi çıkartılmaya çalışmalı ya da bir sağlık kurumuna başvurularak çıkartılması sağlanmalıdır" diye konuştu.
VİRÜSÜN YAYILMA SEYRİ
Hastalığın genellikle kene ısırığı ile virüsün bulaşmasından 1-3 gün sonra ortaya çıktığını anlatan Yiğit, bu sürenin en fazla 9 güne, hasta hayvanın kan ve vücut sıvıları bulaşmış ise, bu durumda hastalığın ortaya çıkışının 13 güne kadar uzayabileceğini aktardı. Ateş, kırıklık, baş ağrısı, halsizlik, aşırı duyarlılık, kol, bacak ve sırtta şiddetli ağrı ve belirgin iştahsızlık bulguları ile başlar. Bazen kusma, karın ağrısı ve ishal olabilir. İlk günlerde yüz ve göğüste küçük cilt altı kanamaları, gözlerde kızarıklık, gövde, kol ve bacaklarda bir yere çarpmış gibi cilt altı kanamalar oluşabilir. Burun kanaması, kanlı kusma, kanlı dışkılama, kanlı idrar görülebilir. Vajinal kanamaya da rastlanabilir. Ağır olgularda hepatit, karaciğer, böbrek, akciğer yetmezlikleri oluşabilir' şeklinde konuştu.
AŞISI YOK
Yiğit, şöyle konuştu: "Diğer çoğu virüs hastalıklarında olduğu gibi bu hastalığın da doğrudan bir tedavisi ve etkili bir ilacı olmayıp daha çok destek tedavisi ve bulguları gidermeye yönelik tedaviler ve bazı antivirütik ilaçlar uygulanmaktadır. Erken dönemde başlanılan destek tedavi daha başarılı sonuç vermektedir. Geç başlanılan tedavi ve ağır seyredebilen hastalık öldürücü olabilmektedir. Hastalığa karşı aşı çalışması yürütülmekle birlikte henüz koruyucu bir aşı geliştirilememiştir"