Erzurum Kongresi’nin, Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerinin atılmasında önemli bir kilometre taşı olduğu bildirildi. Atatürk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Enver Konukçu, yarın 91. yıldönümü kutlanacak olan Erzurum Kongresi’nin, Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin kurulmasında çok önemli bir misyon yüklendiğini söyledi.
//TARİHİ ADIM
Enver Konukçu, “Erzurum Kongresi, Türkiye Cumhuriyeti’nin şekillenmesi yönünde atılan en önemli adımlardan birisidir.” diyerek, ülkenin bağımsızlığının, kahramanlığın, yiğitliğin ve cesaretin en güzel örneğinin, bu kongreyle Erzurum’dan verildiğini kaydetti.
Erzurum Kongresi’nin toplanmasından önceki süreçte, bir takım siyasal gelişmeler yaşandığını ve bu gelişmelerin, Büyük Kongre’nin önemini daha da artırdığını kaydeden Konukçu, “Amasya'da ulusal ihtilal kararları alınırken, Erzurum’da “Vilayet-i Şarkiye Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti’nin düzenlediği bir kongre toplanması için çalışılıyordu. Savaş sonrası terhis olan Cevat Dursunoğlu, memleketi Erzurum'da öğretmenlik yapmak için Maarif Vekaleti’ne başvurduğunda “Erzurum’un mukadderatı, yani hudutlarımızın içinde kalıp kalmayacağı henüz belli olmadığından, orada bir Dar’ül-Muallimin açmaya lüzum kalmamıştır’ yanıtını almıştı. Dernek merkezinden Erzurum'da bir şube açma yetkisini alan Cevat Dursunoğlu, Erzurum’a gelerek burada bir şube açtı. 10 Mart 1919’da kurulan Erzurum Müdafaa-i Hukuk Şubesi hızla örgütlenmeye, çevre illerle, özellikle Trabzon’la ilişki kurarak, Doğu Anadolu’nun Ermenistan’a verilmesini engellemek için çalışmaya başladı.” diye konuştu.
//ERZURUM KONGRESİ, BİR MİLLETİ KÜLLERİNDEN YENİDEN DOĞURMUŞTUR
Erzurum’un, tarih boyunca Anadolu’nun kapısı ve aynı zamanda son 100 yılda Türk-Rus Savaşları'nın en yoğun geçtiği bir şehir olduğuna dikkati çeken Konukçu, Cevat Dursunoğlu’nun dilinden Erzurum ve çevresini şöyle anlattı: “Birinci Dünya Savaşı süresince Ruslarla yapılan savaşlar dolayısıyla, köylerin çoğu boştu. İçerilere göç etmiş bulunanların pek azı geri dönmüştü. Amansız kış iklimi yoksul halkı çok perişan etmişti. 4 yıl çetin kış savaşları yüzünden insan eti yemeye alışmış kurt sürüleri, tehlike oluşturuyordu. Erzurum şehri bir enkaz yığını olmuştu. Savaştan önce 80 bin nüfusu rahatça besleyen, çarşı ve pazarları kalabalıktan geçilmeyen bu sınır kentinden kocaman bir köy harabesi ortada kalmıştı. Savaş yıllarında on binlerce insan tifüsten ve çeşitli bulaşıcı hastalıklardan ölmüş, istila öncesinde eli, ayağı tutanlar muhacir olmuş, 10 bin kişiyi de Ermeniler çekilirken öldürmüşlerdi. Şehirde kılıç artığı olarak 3-4 bin kişi kalmıştı. Bu kadar da köylerden buraya göç etmişlerdi... Ölümden kurtulanlar ve geri dönenler, yangınlardan ve patlayan cephaneliklerin depremlerinden arta kalan eski refahlı evlerinin harabelerinde birer ikişer oda tamir ederek içine sığınmışlardı.” şeklinde konuştu.
//TÜRKİYE’NİN KADERİ
Böyle bir ortamda gerçekleştirilen Erzurum Kongresi’nde, Doğu Anadolu Bölgesi için toplanmış bir kongre olmasına rağmen, ülkenin tamamını ilgilendiren kararlara imza atıldığına dikkati çeken Prof. Dr. Konukçu, “Erzurum Kongresi, Doğu Anadolu’nun kaderini görüşmek üzere toplanmış olsa da, memleketin bütününü ilgilendiren meseleler hakkında kararlar almıştır. Bu kongre, ulusallık eğilimlerini açıkça taşımış olmasına karşın özellikle temsili niteliği açısından bölgeseldir, sadece Doğu ve Kuzeydoğu illerini kapsamaktadır. Ayrıca bu kongre Mustafa Kemal’in ve onun önderliğinin etkisi altında cereyan edecek ve bunun izlerini taşıyacak olmakla beraber, yerel girişimlerin ürünü olarak ortaya çıkmıştır. Fakat her şeye rağmen bu kongre ile Milli Mücadele’nin kayıtsız şartsız istiklale ve kayıtsız şartsız milli hakimiyete dayalı program netlik kazanmıştır. Kongrede vatan sınırları belirtilerek, vatanın bir bütün olduğu ve parçalanamayacağı ilan edilmekle beraber, emperyalistlere de, Anadolu’nun, öz yurdun işgal edilemeyeceği anlatılmak istenmiştir. Anadolu’ya da, yöresel direniş örgütlerinin bir çatı altında birleştirilebileceği ve vatanseverlerin tek amaç çevresinde toplanabilecekleri gösterilmiştir. Erzurum Kongresi, bu yönüyle ilerleyen süreç içinde Sivas Kongresi’nin toplanmasını da kolaylaştırmıştır.” diye konuştu.
Konukçu, Erzurum Kongresi’nde alınan kararların tarihi bir nitelik taşıdığına vurgu yaparak, özellikle ‘milli sınırlar içerisinde vatan bir bütündür, parçalanamaz’ ve ‘manda ve himaye asla kabul edilemez’ şeklindeki kararların, ülke üzerinde çeşitli planları bulunan dış güçler için adeta ders niteliğinde olduğunu sözlerine ekledi.