Tıp Fakültesi Hastanesi Kardiyoloji Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hasan Gök, yaptığı açıklamada, aşırı sigara tüketimi, sağlıksız beslenme, küçük yaşlarda hazır yemek (fast food) yiyeceklerin fazla tüketilmesi, stres gibi etkenlerin son yıllarda kalp-damar hastalıklarının artışına yol açtığını söyledi.
Kalp krizinin genetik olarak ortaya çıktığı yolunda iddiaların da bulunduğunu belirten Gök, "Aynı ortamda büyüyen, aynı yaşam tarzında olan insanlarda kalp ve damar hastalıkları görülme riski yakındır. Benzer sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu hastalıklarda en önemli etken yaşam tarzıdır" dedi.
YAŞ GURUBU DAĞILIMI
Gök, kalp damar hastalıklarının gelişmiş ülkelerde 50-60, Türkiye'de ise 30-40 yaşları arasında ortaya çıktığını vurgulayarak, şunları kaydetti:
"Bu durum yaşam süresinin de kısalmasına yol açıyor. Hastanemizin Kalp-Damar Yoğun Bakım Ünitesi, son dönemlerde sürekli dolu. Hastaların çoğunluğunu da 35-40 yaşları arasındakiler oluşturuyor. İnsanı en çok üzen nokta da bu. Sigara, kötü beslenme ve stres yüzünden henüz 35 yaşında bir kişinin damarları tıkanıyor, kalp iflas noktasına geliyor. Yoğun bakımda kalanların bazıları ameliyat olmuş bazıları olmayı bekliyor. Henüz genç denilecek yaşta damar değişikliğine gidiliyor."
YAŞAM TARZI
Yaşam tarzının mutlaka değiştirilmesi gerektiğini ifade eden Gök, "Öncelikle sigaradan vazgeçilmeli. Beslenmeye daha fazla özen gösterilmeli. Stresten uzak durmalı ve en önemlisi de hayatımızın bir bölümünü yürüyüş ve egzersize ayırmalıyız. Türk halkının yaşam tarzının bu şekilde gitmesi durumunda kalp ve damar hastalıkları yaşının daha da düşmesinden korkuyorum" diye konuştu.