Atatürk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Müdürlüğü tarafından bugün “Anadolu’da Bin Yıl” konulu bir konferans düzenlendi.
DOÇ. DR. ÖZKAN: MEDENİYETLERİN ŞEKİL ALMASINDA ANADOLU’NUN BÜYÜK PAYI VAR…
Atatürk Üniversitesi Türkiyat Araştırmaları Enstitüsü Müdürlüğü tarafından dün “Anadolu’da Bin Yıl” konulu bir konferans düzenlendi. Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Haldun Özkan’ın konuşmacı olarak katıldığı konferans, Kültür Merkezi Mavi Salon’da gerçekleştirilirken, programı çok sayıda öğretim üyesi ve öğrenciler takip etti.
ANADOLU’DA SU MEDENİYETİ
Doç. Dr. Haldun Özkan, konuşmasında, su sarnıçlarının Anadolu için büyük önem taşıdığını belirterek, özellikle İstanbul’un sarnıçlar açısından oldukça zengin olduğunu söyledi. Bu özelliği yüzünden İstanbul’un çeşitli imparatorluk tarafından işgal edildiğini anlatan Özkan, esir alınan sivil halkın da, söz konusu su sarnıçlarında çalıştırıldığını belirtti.
TÜRBELER VE MEZARLAR
Konferansını, Anadolu’daki mezarlar konusuna da değinerek sürdüren Haldun Özkan, Bizans döneminde üç çeşit mezar bulunduğuna dikkati çekerek, “Anıt, Oda ve Kaya diye tabir edilen bu mezarlar, Bizans döneminde en sık görülen mezar türlerindendir. Anadolu’da ise mezardaki tek tür kümbet olmuştur. Bunun en güzel ve ilk örneğini de Erzurum’daki Saltuklu Kümbeti’nde görmekteyiz. Saltuklu Kümbeti, Anadolu’daki mezar türü hakkında bilinen en eski örnektir” diye konuştu.
TORTUM’DA MİSTİK KÜLTÜR
Yine Doğu Anadolu Bölgesi’nin, Bizanslıların en önemli yapılarından olan kiliseler bakımından da oldukça zengin bir manzaraya sahip olduğunu aktaran Doç. Dr. Haldun Özkan, “Bu kiliselerin Anadolu’daki en güzel örneği, Tortum ilçemizde bulunan Öşvank Kilisesi ile Van’daki Akdamar Kilisesi’dir. Akdamar Kilisesi’nin sahip olduğu kabartma süslemeler, bugün çoğu ünlü eserde bile bulunmamaktadır” dedi.
ANADOLU’DA EĞİTİM TARİHİ VE MEDRESELER
Anadolu’nun, bugünkü karşılığıyla üniversiteleri olan medreselerin de geçmişin izlerine ışık tuttuğunu vurgulayan Özkan, özellikle Çifte Minareli Medrese’nin, döneminin en ünlü ve kapsamlı üniversitelerinden birisi olduğunu ifade etti.
Çifte Minareli Medrese’nin öğrenciler için hem okul, hem barınma, hem de bir ev niteliği taşıdığına işaret eder Doç. Dr. Özkan, “Yüklendiği misyonla Çifte Minareli Medrese’de çok sayıda alim, müderris, fakih ve müfessir yetişmiştir.” şeklinde konuştu.
TARİHTE KASKO SİSTEMİNİ TÜRKLER UYGULADI
Türkler’de ilk kasko sisteminin 1. Alaaddin Keykubat zamanında uygulandığına işaret eden Fen Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Haldun Özkan, Bezans kervanlarının geçtiği yollar üzerine, dinlenme ve konaklama için çeşitli kervansaraylar yapıldığını ve buralarda konaklayan kervanlar için bugünkü karşılığıyla kasko sisteminin uygulandığını belirtti.
Kervanların başına gelebilecek her türlü zararın devlet tarafından karşılandığını anlatan Özkan, “Geçmişten bugüne kalan izlerimize bakınca, medeniyetlerin hem fiziki, hem de sosyal gelişimlerine hep Anadolu katkıda bulunmuştur. Bugün çoğu dünya ülkesinde yapısal anlamdaki örnekler, hep Anadolu’ya aittir” dedi.