Fransız bir sanatkarın hoş bir sözü var…
Diyor ki…
“Bizi anlamıyorlar, ama kabullenmek zorunda kalıyorlar.”
Hakikatin ta kendisini ifade etmiş…
İnsanlığın kaderinde var…
Önce burun kıvırır, sonra…
Kabul eder; ama iş işten geçtikten sonra…
Nekrofiliya tanımı bu hal için çok daha geçerlidir…
Ölü sevicilik…
Toplumlar ölümünden sonra sanatkarlarına hak ettiği kıymeti veriyorlar…
Mimari sahada bize ait çok sayıda kıymet bulunuyor…
Geçmişe gitmeye gerek yok…
Cumhuriyet döneminde yaşayan onlarcası var…
Bunlardan birisi de, Turgut Cansever Hoca idi…
Yakın zamanda kaybettik…
Bir düşünürümüz Onunla ilgili bilgi verirken harika kayıtlar düşüyor…
“Temaşa ile nazarı bir araya getiren adam…” diyor…
Sahi nedir bu temaşa…
Sözlükler; “hoşlanarak bakma, seyretme” diyor…
Daha felsefi yaklaşanlar ise, bakılan nesne ile birlikte olmak, nüfuz etmek, ondan bir parçaymış gibi kabul etmek tanımını yapıyorlar…
Nazar ise herkesin malumu…
Akıl kullanarak bakmak…
Bu tarifler ışığında sanatkara yaklaştığınızda Cenab-ı Hakk’ın Hayy sıfatının farklı tecellilerini gözlemlemiş oluyorsunuz…
***
Kıymet atfedilen her eserde böyle bir açığa çıkış var…
Bugün, bunlardan birisini daha paylaşmak istiyoruz…
Erzurum’dan…
Bir çok hemşerimizin farkında olmadığı bir tarihi eserden…
“Salih Efendi’nin Evi” diye bilinen bir yapı…
19 yüzyıla ait…
Taş ve tuğlanın uyumlu bir şekilde nasıl kullanılabileceğini, iki farklı malzeme ile bir eserin nasıl güzelce örülebileceğini bu evi incelediğinizde rahatlıkla görebiliyorsunuz…
Ayrıntılı bir aktarım yapacak değilim…
Yani, odası şöyleydi, sofası böyleydi…
Tandırda şunlar kullanılmıştı bilgisine gerek yok…
Bunları uzmanları ilgili kaynaklarda zaten aktarmışlar…
Biz, yeğen ağa camisinin hemen karşısında bulunan ve hakikaten her haliyle güzel tarifine oturan bir yapıdan okurlarımızı haberdar etmek istiyoruz…
Keşke, gidilip bakılsa…
Özellikle de, Belediye Başkanları…
Bir ağabeyimizin ısrarla “taş konak yapılsın” teklifine o vakit nasıl hak vereceklerdir…
Kim bilir, belki de…
Bu gözle temaşa ettiklerinde…
Nazar yetileri de ortaya çıkmış olur…
Unutmadan söyleyelim…
Bahse konu ev, halen bir aile tarafından konut olarak kullanılmaktadır…
Hakkıyla sahiplenilirse daha yüzlerce yıl da kullanılır inşallah!